Takvime
göre kış bitip, bahar başlayalı bugün dördüncü gün. Ama doğa takvimine göre
biliyoruz ki bahara daha onbeş yirmi gün var. Her kültürde adı farklı olan,
binlerce yılın bilgeliğinden süzülen Nevruz gelip geçmeden bahar başlamaz. Yine de takvime göre konuşalım dedim ve her yıl yaptığım gibi, bu kışı Bodrum’da nasıl geçirdim
bir bakalım istedim.
Önce
şunu söylemeliyim ki, bu kış Bodrum’da geçirdiğim en sert kış oldu. Fırtınası ve
yağışı bol, soğuğu haysiyetli bir kıştı. Isı Ocak ayında geceler boyu eksi
değerlerdeydi. Günlerce lodos fırtınaları sürdü. Lodosun gözü yaşlıdır, yani yağmuru
kaçınılmazdır. Günlerce yağmur yağdı, artık toprak ememez hale geldi. Bodrum’da
önceki yıllarda da kışın yağmur yağardı ama bazen gün içinde üç dört defa
yağar, sonra güneş çıkar, sonra tekrar yağardı. Bu kış öyle olmadı. Hiç alışık
olmadığımız bir durumla karşılaştık, günlerce güneş çıkmadı. İlk defa bu kadar
uzun süre güneşten ayrı kaldığımız bir kış oldu. Bahçemde bazı bitkiler dondu,
ektiğim dereotları falan yandı. Hatta koca gövdeli begonvillerin bile kuzeye
bakan tarafları kurudu da güneye bakanları kurtuldu. Ama artık yavaştan kış
bitiyor. İki gündür hava hissedilir derecede ısındı. Yine de güneş gider gitmez
yine ortalık serin. Dedim ya, şurada onbeş günden biraz fazla bir süre kaldı.
Sonra buranın en güzel ayları başlayacak. Benim için nisan-mayıs ile eylül-ekim
ayları en güzel aylar.
Bu kış
da normal hayatımızı sürdürdük. Gündüzleri ofiste geçti. Bazı akşamlar evde, sakin,
müzikli, okumalı-yazmalı-çizmeli, bazı akşamlarsa dostlarla birlikte rakı
sohbetleriyle. Bu kış geçen kışlara oranla sağlığıma daha dikkat ettiğim bir
kış oldu. Buranın tadına vardıkça ve öte yandan da yaş aldıkça daha dikkatli
olmaya özen gösteriyorum. Burada daha uzun yıllar sağlıklı yaşamak için.
Biraz
önce dediğim gibi kış şartları buranın ortalamasına göre sertti, bu yüzden de
geçen kışlara oranla daha az seyahat edebildim. Bütün Ege’yi kapsayan yağışlı,
fırtınalı hava beni de yerime çaktı, sık sık gezemedim. Kasım ayında Fethiye,
Aralık ayında İzmir seyahatleri yaptım. Ocak ayı en sert dönemdi, boş geçmişim.
Şubat ayında da bahar açan bademlerin peşinden Datça’ya geçtik. Arada iki defa
da iş için İstanbul’a gittim. Önümüzdeki haftadan sonra seyahatlere başlamayı
istiyorum. Sırada İzmir ve Foça var zaten.
Bundan
sonrasını fotoğraflarla anlatayım...
Hepinize
sağlıklı, mutlu, neşeli, huzurlu bir bahar dönemi diliyorum.
 |
Kışın Bodrum'un güzelliği farklıdır. Doğa olayları coşkuludur |
 |
Yağmurlar otları coşturur |
 |
Aralık ayında bazı sabahlar bahçede kahvaltı ettik |
 |
Gri gökyüzünden sonra aniden açan güneşle uyandığım bir sabah |
 |
Ofisten çıkınca böyle bir manzarayla karşılaştığım bir akşam |
 |
Ofisten yağmuru seyrederken |
 |
Bu kış hava koşulları sık seyahat etmeme izin vermedi. Bir kaç gezi ile idare ettim |
 |
Uzun kış geceleri çeteyle buluştuk, rakı sohbetleri yaptık |
 |
Bu kış evin nüfusu arttı |
 |
Kasım ayında Fethiye'ye gittim |
 |
Gündüzler ofiste çalışarak geçti. Bu fotoğrafı çektiğim saatte paydos etmiş, bisikletle eve doğru yollanıyordum |
 |
Kasım ayında Faralya'da keçilerle buluştuk |
 |
Gemiler Koyu'nda |
 |
Mahmut Kaptan ile epey kadeh kaldırdık |
 |
Derya geldi... |
 |
Yılbaşı için Fevzi, Didem, Leyla geldi... Kardeşim Sena zaten burada |
 |
Yalıkavaklı Neriman güneşi bulduğunda... |
 |
Bodrum kışlarının nimeti dil balığı |
 |
Boran ile Doğacan geldiler... |
 |
Yılbaşı gecesi Mahmut Kaptan'daydık |
 |
Kış gecelerinin çoğu evde burada geçti |
 |
Gemibaşı'nda Seycan, Mehmet, Hüseyin, Ahmet ve Havva ile |
 |
Ocak ayında çok soğuk yaptı. İstanbul'daki hayatımdan kalma bere ve eldiven işe yaradı |
 |
Şömineli gecelerden... |
 |
Bomboş Bodrum sahili... Biz bizeydik |
 |
Hanende Mey'den... |
 |
Bu kış açılan yeni mekanımız Hanende Mey'in ahtapotlu pilavı |
 |
Hanende Mey'i işleten ailenin fertlerinden Osman ve Pınar ile |
 |
Yalıkavaklı Neriman kış hayatından memnundu |
 |
Bir Hanende Mey akşamından |
 |
Çeteyle Gemibaşı'nda |
 |
Ofiste çalışırken kafamı kaldırdım ki, fırtına geliyormuş |
 |
Alper Abi ile şarkılar söyledik... |
 |
Tabii ki yine gecelerin son durağı Zazu oldu |
 |
Datça'ya, bahar açan bademlere gittik |
 |
Sakin ev gecelerinden |
 |
Bodrum Müzeyyen Senar'ı kaybetti |
 |
Zazu'nun sembolü Çeto (Çetin abi) da gitti... |
 |
Şubat ayında Selimiye |
 |
Selimiye |
 |
Şubat ayında Datça'da Fevzi'de... Fevzi, Serap, Simten, Selçuk ve Gülüşan ile |
 |
Hanende Mey'de Merve ile |
 |
Yine bir şubat günü Palamutbükü'nde, aynı yerde... |
 |
Bir pazar sabahı Kumbahçe'de |
 |
Mahmut Kaptan'da Alper Abi, Kaptan, Havva ve Ahmet ile |
 |
Kış için sökülen iskele tahtaları yavaş yavaş yerlerine çakılacak |
 |
Bir Hanende Mey akşamından. Büyük Pınar, Yücel, Ahmet, Küçük Pınar ve Osman ile |
Hayatınız bahar gibi taze, coşkulu geçsin...
Heeeeepp böyle kalsa ya Bodrumm :)
YanıtlaSilSelamlar,
Koray ...
Tebessumle okudum yazinizi.Gonlunuze saglik.
YanıtlaSilHakikaten ne zor bir kış oldu! Bitti inşallah. Bahara erdik bu sene de .
YanıtlaSilBugün çok üzgünüm aslında, Gamze Akbaş (lösemiyle savaşan ,yürekli anne) 5 yaşındaki oğlunun doğumgününe 3 gün kala bugün ayrıldı dünyadan :((
Hayat..Herşey bir arada, hüzün, sevinç, keder..Yaşamak bu galiba.